Basın örgütleri bugün yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde açıklama yaptı…“İfade suç değildir”

Kişmir: “Polis ilk günden büyük özveri gösterdi”
Nazlı: “Toplam beş kişiye dava okundu”
Basın örgütleri, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde Cuma günü görülen Fatma Ünal davası sonrasında gazetecilere yönelik gerçekleşen saldırılarla ilgili yapılan şikâyetlerin ardından polis soruşturmasının sonucunu öğrenmek amacıyla bugün yine Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde buluştu.
Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde “ifade suç değildir” pankartını açan ve basın açıklaması yapan gazetecilere, bazı milletvekilleri, siyasiler, sendika başkan ve temsilcileri ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek belirtti.
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir ilk sözü alarak, 27 Ekim Cuma günü yaşananları özetledi. Destek verenlere teşekkür eden Kişmir, olayın takipçisi olduklarını yineledi.
Kişmir’in ardından söz alan Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı polis soruşturmasına dair gelişmeler hakkında konuşarak, olayla ilgili beş kişiye dava okunduğunu söyledi.
KTGB, Basın-Sen, Haber Kameramanları Derneği ve Dış Basın Birliği adına yapılan ortak açıklamayı, KTGB Başkanı Ayşemden Akın okudu. Gazeteciler daha sonra Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünden ayrıldı.
– Kişmir: “Bir ülkede basın özgür olmazsa, toplum da özgür olamaz”
Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir yaptığı açıklamada, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve basına karşı yapılan saldırılarla ilgili birlikteliğin çok önemli olduğuna vurgu yaparak, gazetecilere destek veren dört basın örgütüne, tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine ve sendikalara teşekkür etti.
Bir ülkede basının özgür olmaması durumunda toplumun da özgür olamayacağına dikkat çeken Kişmir, 27 Ekim’de Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşananları özetleyerek, hiç istenmeyen olaylar yaşandığını kaydetti.
Kişmir, “Gazeteci arkadaşlarımıza hakaret edildi, fiziksel müdahalede bulunuldu, taciz iddiasından dahi dava okunacak şekilde fiziksel müdahaleler ve söylemler oldu.” diyerek, konuyla ilgili gerekli şikâyetlerin yapıldığını ve ilk tutuklamanın da aynı gün gerçekleştirildiğini anımsattı.
Polisin ilk günden itibaren büyük bir özveri göstererek ve önemli bir mesai harcayarak olayla ilgili gelişme katettiğini söyleyen Kişmir, bunun demokrasi açısından sevindirici bir durum olması yanı sıra böylesi olayların bir daha yaşanmaması adına da polisin gösterdiği tavrın çok değerli olduğunun altını çizdi.
Kişmir, işin burada bitmediğini de aktararak, bu konuda polis ayağının tamamlanması sonrasında savcılık ayağının başlayacağını ve o aşamada da olayın takipçisi olacakları sözünü verdi.
“Yargımıza güvenimiz tamdır” diyen Kişmir, basın özgürlüğü ve toplumsal ifade özgürlüğünü koruma anlamında çeşitli kararları olduğunu, dolayısıyla da suçu olanlara gerekli cezaların verileceğinden de şüpheleri olmadığını dile getirdi.
-“Olaylarla ilgili toplam beş kişiye dava okundu”
Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı da, süreç hakkında bilgi vererek, ilk gün bir ve sonrasında da dört kişi olmak üzere toplam beş kişiye dava okunduğu bilgisini paylaştı.
Perşembe akşamı Gazeteci Pınar Barut’a” cinsel taciz” ve “darp suçlarından” bir şahsa dava getirildiğini dile getiren Nazlı, Gazeteci Ertuğrul Senova ve Gazeteci Ahmet Karagözlü’nün de “çeşitli hakaret” ve “darba uğrama” konusundan şikayetleri bulunduğunu belirterek, Ahmet Karagözlü’yü darp eden iki şahsa ve Ertuğrul Senova’ya da mesleğini icra ettiği sırada fiziksel müdahalede bulunan bir şahsa darptan dava getirildiğini söyledi.
Nazlı, Pınar Barut’a dolu su şişeleri atılarak “darp” yapıldığını kaydeden, bu konuyla ilgili polis soruşturmasının devam ettiği bilgisini verdi.
Söz konusu günde bir şahsın gazetecilerin içinde olduğu gruba yönelik “ağır küfürler” sarf ettiğini ve bu olayın da görüntüleriyle birlikte polise aktarılarak şikayetçi olunduğunu söyleyen Nazlı, bu şahsa polisin kendisinin bir kamu davası getirerek genel rahatsızlık ve uygunsuz davranıştan ceza davası getirdiğini söyledi.
Nazlı, soruşturmada ilerleme yaşanmasından dolayı memnuniyet duyduklarını söyleyerek, “İçinden geçtiğimiz kısa bir sürede birçok görüntüyü tarayarak soruşturmanın ciddiyetle yürütüldüğünü fark ettik. Lefkoşa Polisi’ne buradan teşekkür ederiz.” dedi.
-“Hiçbir meslektaşımız yalnız değildir”
Konuşmaların ardından KTGB, Basın-Sen, Haber Kameramanları Derneği ve Dış Basın Birliği adına yapılan ortak açıklamayı, KTGB Başkanı Ayşemden Akın okudu.
Açıklamada, gazetecilerin olayla ilgili talepleri hatırlatılarak, gazetecilerin sürecin takipçisi olacakları belirtildi.
Polis tarafından atılan adımları önemsedikleri ancak yeterli bulmadıklarını belirtilen açıklamada, saldırıya karışan herkesin tespit edilene, haklarında gerekli işlemler tamamlanana ve soruşturmanın sonucu kamuoyuyla paylaşılana kadar bu dosyanın gazeteciler için kapanmayacağı mesajı verildi.
Açıklamada, gazetecilere yönelik gerçekleşen saldırıların yalnızca bir meslek mensubuna yönelik değil toplumun haber alma hakkına yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.
Polis makamlarından beklentinin net olduğu da vurgulanan açıklamada, “Tüm saldırganlar tespit edilsin. Tüm görüntüler ve tanıklıklar değerlendirilsin. Gerekli yasal işlemler eksiksiz yapılsın. Soruşturmanın sonucu şeffaf biçimde kamuoyuna açıklansın.” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, hiçbir gazetecinin yalnız olmadığı da vurgulanarak, “Bir gazeteciye yapılan saldırıyı hepimize yapılmış kabul ederiz.” ifadesine yer verildi.
“Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak suç değildir. Görüntü almak suç değildir.” denilen açıklamada, basın ve ifade özgürlüğünü, gazetecilerin güvenliğini ve toplumun haber alma hakkının savunulmaya devam edileceği belirtildi.










